İKONİK MOLOTOF
Yazık çöpe gitmek üzere olan bir derece makul hayatının hiçbir yerinde kendine yer bulamamıştı. Zemininde renkleri artık solmuş, eski desenli muşambalar döşeli ucuz otel odasında tartmaya çalışırken olanları ve olan her şeyin gelip geçiciliğine ikna etmeye çalışırken kendini, yaşaması kolay anlatması zor, bulanmış düşüncelerin karmaşasında kafasının içi. Sessizlik her zaman berbattır. Bazen daha berbat gelir insana. O esnada bozuk musluktan ritme uygun şekilde damlalar düşüyordu. Basit bir damla sesi, nasıl büyür, genişler, derinleşir de gürültüye dönüşür bir süre sonra. Sessizlik en berbat olandı. Papatya ölmeli! Ama niçin? Çok sevdiğim insanlar bir gün toplanıp en sevdiğim insanı gömdüler. Sonrasında hayatı çok anlayamadım. Üçüncü tekil şahısla başlayan bir öyküyü en olmadık yerinde birinci tekile dönüştürmem de bununla ilgili aslında. Burada ışık adına biçilecek pay sadece karanlıktır. Ayakkabılarını giydi, gömleğini geçirdi sırtına. Dışarısı mayıs, mevsim bahar, şe...